Sezgisel Beslenme

PAYLAŞ
Sezgisel Beslenme
  • 0
  • 7
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
    Loading...
  • 5 dakika da oku
  • +
  • -

Sezgisel beslenme, vücudunuzun doğal olarak verdiği açlık ve tokluk sinyallerini fark etmenizi ve bu sinyallerle uyum içinde beslenmenizi sağlayan bir yemek yeme biçimidir.

Sezgisel beslenmede amaç, kişiyi diyet düşüncesinden ve kısıtlamalardan uzak tutmaktır. Böylece stres kaynaklı besin tüketme yönelimlerinden kaçınmak varacağımız sonuçlardan biridir.

Sezgisel beslenme, temelinde diyet kavramına karşı bir beslenme tipidir. Ne yiyeceğiniz, ne zaman yiyeceğiniz veya nelerden kaçınmanız gerektiği hakkında kurallar içermez. Kişi vücudunun ihtiyaçlarının farkına vararak ne yemesi gerektiğini öğrenir. Böylece kendi seçimleri ile kendi kurallarını oluşturmuş olur.

GİRİŞ..

Ana fikir açken yemek yeme ve doygunluk hissedildiğinde yemeyi bırakmaktır.  Yapılması gereken sezgilerin farkına varılması ve güvenilmesidir. Sezgilerinize güvenmek için önemli olan nokta duygusal açlığı ve fiziksel açlığı birbirinden ayırabilmektir.

DUYGUSAL AÇLIK

Duygusal ihtiyaçlar sonucu ortaya çıkan bir açlıktır. Stres, üzüntü, yalnızlık duygusu, travmalar ve bazen sevinç yeme isteği oluşturabilecek duygulardandır. Duygusal açlıkla gelen yeme eylemi sonucu geçici bir süre için iyi hissetme hali oluşur. Ancak daha sonradan kişilerde pişmanlık, suçluluk duygusu ve kendinden nefret edip cezalandırma gibi davranışlar gözlemlenir.

Besinler duygularımızı değil, midemizi doyurur. Duygularımızı doyurmak için yemekten başka seçenekler yaratmalıyız. Yürüyüş yapmak, sosyal aktivitelere katılmak, meditasyon yapmak, ibadet etmek ruhunuzdaki boşlukları dolduracak yollardan bazılarıdır. Açlık sandığımız hissin duygusal boşluklar olduğunun farkına varmalıyız.

FİZİKSEL AÇLIK

Fiziksel açlık, normal ve olması gereken bir biyolojik dürtüdür. Bu durumda ‘’Neden yemek yeriz?’’ sorusunun yanıtını düşünmemiz gerekir. Uyumak, dinlenmek, eğlenmek ihtiyaçtır ve bu ihtiyaçlarımızı gidermediğimizde karşılaştığımız sonuçları biliriz. Yemek yeme de hayatta kalmak için temel ihtiyaçtır. Fiziksel açlık yavaş yavaş gelişir ve mide-bağırsak sesleri, halsizlik, sinirlilik gibi farklı sinyalleri vardır. Yemek yeme,  suçluluk duygusuna sebep olmadan fiziksel açlığı tatmin etmelidir. 

KISIR DÖNGÜ

Besin tercihi üzerinde etkili birçok faktör vardır. Yanlış veya bilinçsiz yapılan tercihler sonucu kişi, ihtiyacı olandan fazla enerji alır ve kilo kazanımı gerçekleşir. Çoğu zaman sağlıktan ziyade fiziksel görünümden duyulan rahatsızlık kişilerde acil kilo kaybetme isteği uyandırır. Uygulanan yanlış diyet girişimleri sonucu kişinin elinde kalan açlığı ve kendisine yasak belirlediği besinlere olan özlemidir. Bu duygular oto kontrolünün azalmasına neden olur ve bir süre sonra tamamen kontrolünü kaybeder. Kaybedilen kontrol kişiyi fazla yemeye iter ve verilen kilonun geri kazanımı gerçekleşir. Kazanılan kilo sonucunda zayıflamaya yönelik arzu tekrar kendini gösterir ve başlanıldığı noktaya dönülmüş olur. Kişi içinde bulunduğu durumun farkına varmadıkça, sezgilerini dinlemedikçe bu kısır döngünün içinde çıkmak zor bir hal alır. 

sezgisel beslenme

NASIL BAŞLANIR ?

  • Diyet zihniyetini reddetmek atacağınız ilk adımdır.
  • Yeme davranışlarınızı ve tutumlarınızı gözlemleyin. Acıktığınızda, açlığınızın duygusal mı yoksa fiziksel bir açlık mı olduğuna karar verin ve yediğinizde duygularınızı mı yoksa midenizi mi doyuracağınızı düşünün. Bunları yaparken kendinizi yargılayıcı bir tavırda olmaktan kaçının.
  • Besinleri etiketlemeyin. Tükettiğiniz besinler sizi iyi ya da kötü bireyler yapmaz. Yiyeceklerle savaş halinde olmak yerine vücudunuza sağlayacağı yararlara odaklanın.
  • Yemek yerken doyma hissinizin farkına varın ve doymaya başladığınızda yemek yemeyi sonlandırın.
  • Yemek yemeyi zevk haline getirin ve tadını çıkarın. Yemeği hazırlama, sunum ve tüketme aşamalarına özen göstermek yemekten tatmin olmanızı sağlar.
  • Tartıya odaklanmak motivasyonunuzu kaybetmenize neden olabilir. Öncelikli hedefiniz sağlığınızı ve yeme davranışınızı düzeltmek olmalıdır.

ALIŞKANLIK KAZANMA…

Alışkanlık kazanmak için çıktığınız yol sıfır hatasız devam etmez.

Ya hep ya hiç yoktur. Bu tarz bilişsel çarpıtmalar beslenme düzenini oluşturmada işlerin yolunda gitmemesine neden olur.

Alışkanlık refleks gibidir. Duygu barındırmaz.

Her eylem alışkanlığa dönüşmez. Bilgi, istek ve yöntem alışkanlık kazanmada önemli bileşenlerdir. Alışkanlığı getirecek eylemin tetikleyici olması yani istekli olmanız ve neden istediğinizin farkında olmak önemlidir. Rutin hale getirebilmek bir diğer önemli noktadır. Devamlılık sağlamak için ısrarcı olmak motivasyon sağlar. Bu süreç sonundaki kazanımlarınız ise ödül niteliğindedir ve alışkanlık kazanmanızda varış noktasını belirler.

SONUÇ…

SEZGİSEL BESLENME BİR DİYET TÜRÜ DEĞİLDİR !!!

Sezgisel beslenme bir diyet değildir, yasaklar barındıran bir beslenme tipi değildir. ‘’DAVRANIŞ DÜZELTME’’dir.

Sezgisel beslenmenin sağladığı en önemli faydalardan birisi psikolojik olarak daha iyi ve güçlü hissetmektir.

Kimse kusursuz değildir ancak önemli olan vücudumuzun kusurlarını görmek yerine güzelliklerine odaklanmaktır.

Unutmayın ki beslenme düzenimiz sağlıklı bir hayatın yapı taşlarındandır. Egzersizi hayatınıza dahil edin, mutlu olacağınız şeyler yapın ve sağlığınızı onurlandırın.

 

DİYETİSYEN YAĞMUR BAŞARAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir